BELÇİKA
EENDRACHT MAAKT MACHT **UNION FAIT LA FORCE**BİRLİKTEN KUVVET DOĞAR**UNITY PROVIDES STRENGTH*
748265
Liste de liens
eXTReMe Tracker
21-09-2008 Général
Utilisez ce lien si vous voulez ajouter un signet ou un lien direct vers cet article...Brüksel Haber: Belçika / Brüksel merkezli Türkçe haber sitesi.

Brüksel Haber: Belçika / Brüksel merkezli Türkçe haber sitesi. www.brukselhaber.be

B


Partager
21-09-2008, 13:08:14 Turk
Général
Utilisez ce lien si vous voulez ajouter un signet ou un lien direct vers cet article... 

MESİR MACUNU'NUN HİKAYESİ

 

BMESİR dilimizde gezilecek yer , gezi yeri anlamına gelmektedir. Anadolu ve Ön Asya´nın çok eski bir geleneğinden gelen Mesir´in 5000 yıl öncesinde bile örneklerine rastlamak mümkün. Genel Tıp kitaplarının bir kısmında mesir´e benzeyen bir macunun Sümerliler zamanında kullanıldığını yazmaktadırlar. İlk defa Sümerliler ünlü şehirlerinden biri olan NİPPUR da ana maddesi İSİN olan bir otla çeşitli baharatları kaynatarak bir macun elde edip bunu altın kapta saklayarak ilkbahar aylarının başlangıçlarında hastalara ikram ederlermiş. Aynı şekilde hazırlanmış çeşitli macunların dertlere şifa olması amacıyla Ön Asya ve Anadolu medeniyetlerinde dağıtıldığı kaynaklarda belirtilmektedir.
Mesir macunu ; Mutasavvıf Hekim Merkez Efendi tarafından bulunmuştur.

 

MESİR MUCİDİ MERKEZ EFENDİ
500 Yıla damgasını vurmuş olan bir olayın kahramanından bahsetmeden önce devre damgasını vurmuş olan zamanının büyük hekimi Merkez Efendinin hayatından biraz aktarımda bulunalım.

 

Merkez Efendinin asıl adı MUSLİHİDDİN EFENDİ 15 yy. ikinci yarısında 1460 yılında Denizli´nin Buldan ilçesine bağlı Sarımahmutlu köyünde doğmuştur. Ailesinin Selçuklu Germiyanoğullarının bir koluna bağlı olduğu tahmin edilmektedir. İlk öğrenimini babası Hafız Mustafa Efendinin yanında tamamlamıştır. Daha sonraki öğrenimi için babasının yakın dostu olan zamanın ünlü bilginlerinden Hızır Ahmet Paşanın yanına Bursa´ya gitmiştir. Burada İlk ve orta öğretime karşılık gelen zamanın ilk medrese öğrenimine başlar ve başarı ile tamamladıktan sonra hocası tarafından zamanının en ideal üniversitesi olan İstanbul Fatih Medresesine kayıt yaptırır.
Buradan müderris (Hoca) ünvanı alarak mezun olur. Uzun yıllar İstanbul ve çevresindeki illerde öğretmenlik yapar.

 

MERKEZ EFENDİ BİMERHANEYİ KURUYOR
1520 yılında Kanuni Sultan Süleyman´ın annesi Yavuz Sultan Selim´in eşi HAFZA SULTAN eşinin ölümünden sonra oğlu Kanuni Sultan Süleyman´ı Manisa Valiliğinden alarak İmparatorluğun başına getirir. Kendisi bir süre daha Manisa´da kalarak kendi adına inşaa ettirilmesini istediği eşinin cami ve külliyesini tamamlamaktır.
Hafza Sultanı´ın isteği titizlikle inşaa edilen bu ilim, kültür ve sosyal kurum başına otoriter , konusunda bildigi , uzman bir kişiyi getirmektir ve sonunda Merkez Efendi Manisa´ya tayin edilir. 1523 yılında başına geçtiği Sultan Camii ve Külliyesi oluşturan birimler; Sultan cami , medrese , Sıbyan mektebi , imarethane ve hamamdan oluşmaktadır.
Merkez Efendi Manisa´ya yerleştikten kısa bir süre sonra halkın sorunları ile yakın ilgilenmeye başlar.

 

Hasta olanlar için çeşitli otlardan ilaçlar yaparak onları iyileştirir. Bu çalışmlar üzerinde imarethanenin bir kısmı BİMERHANE´ye (Sağlık Bölümü ve Revir) dönüştürülür. Hastalar artık burada tedavi edilmeye başlar. Bir süre sonra burası yeterli gelmemeye başlar. Merkez Efendinin talebi üzerine saraydan ödenek gönderilerek 1526 yılında bugünkü yerinde BİMERHANE´nin DARÜŞŞİFA´nın bir kısmı inşaa edilir. Buraya BİMERHANE, DARÜŞŞİFA, TİMARHANE, SİFAHANE isimleride kullanılmaktadır. Burası yapısı ve kullanımı itibari ile tam teşekküllü her tedavinin yapıldığı bir hastanedir. Günümüzde buralara değişik yakıştırmalarda bulunulmakta buraların yanlızca akıl hastaneleri olduğu aktarılmaktadır. Ancak tarihi kayıtlardan incellendiğinde bu tür yerlerin tam bir hastane olduğu ortaya çıkmaktadır.

 

Darüşşifa´nın açılmasında kısa bir süre sonra Manisa Valisi Şehzade Mustafa´ya Kanuni Sultan Süleyman tarafından acil bir mektup gelir. Hafza Sultan´ın bir hastalığa yakalandığını ancak tüm doktorların çabasında rağmen iyi edilemediği yazılıdır.

 

MESİR MACUNU BULUNUYOR
Merkez Efendi´ye durum bildirirler. Bunun üzerinde yoğun bir çalışmaya başlar. Sonunda 41 değişik baharattan ürettiği macunun tarifi ile beraber saraya gönderir. Hafza Sultan, üretilen bu macun ile sağlığına tekrar kavuşur. Bu olaydan sonra Merkez Efendinin ünü imparatorluk sınırlarını aşar.Merkez Efendi bu durum üzerine Manisa iline ekonomik katkıda bulunabilecek bir plan hazırlar;

Her yılın belli bir gününde sergi düzenleyerek, bu sergide bizzat halkın kendi el emeği ürünleri tanıtmak, Civardan gelen halkın Manisa´ya ekonomik ve sosyal canlılık getirmesini sağlamak,
Bunun için buraya gelen halkın, sağlığını korumak ve macunu yiyenlerin 1 yıl boyunca zehirli böcek sokmalarından korumak amacıyla macunun dağıtılmasını sağlamak,
Spil dağı eteklerine kurulmuş olan Manisa´nın Gediz ovasına kayarak halkın birbiri ile dayanışmasını sağlamaktır.

 

Mesir Macununun halka saçılacağı ve bu planda anlatılanların yapılacağı gün olarak da 22 Mart tespit edilir. İran Mitolojisine göre bahar bayramı kabul edilen bu gün seçildiği belirtilir. Kimilerine göre de bugünün Hz. Ali´nin doğum günü olduğu da söylenmektedir. Ancak halk içerisinde yaygın olarak bilinen Bahar bayramına denk getirilmesidir. Kesin olmamakla beraber ilk mesir macunu dağıtımının 1527 - 1528 yıllarına rastladığı sanılmaktadır. 1529 yılında Şeyhinin ölümü üzerine Merkez Efendi İstanbul´a giderek yerine geçmiş ve burada eğitim vermeye devam etmiştir.
 
MESİR MACUNUN YAPILIŞI
Mesir macunu 41 değişik baharattan oluşmaktadır. Bu baharatlardan bazılarına örnek verelim;
ANASON: İştah açıcı ve karminatif olarak kullanılır. Karminatif etki barsaklardaki fermantasyona engel olmasından ileri gelir.
HİNDİSTAN CEVİZİ ve BEŞBASE: Kaynatılmış suyu mide ağrılarına iyi gelir. Etkisi bileşimdeki uçucu yağlardan ileri gelir.
ÇİVİT: Halk arasında kabakulak ve pnömonide iyi gelir. Bebeklerin ağız mukozasındaki ağrılı yaraların tedavisinde kullanılır.
ÇÖPÇİNİ: Kökünün kaynatılmış suyu ekzemede kullanılır. Bileşimindeki tanenden dolayı astrenjan etkisi vardır.
ÇÖREK OTU: Gaz söktürücü olarak kullanılır.
DARFÜLFÜL: Bedeni ısıtıcı ve öksürük kesici olarak kullanılır
HARDAL TOHUMU: İştah açıcı ve mideyi yatıştırıcı olarak toz halinde kullanılır. Cilt hastalıklarında iltihabı ve ağrı giderici etkisi vardır.
HAVLİCAN: Öksürük kesici ve ağız kokusu giderici olarak kullanılır. Sindirimi kolaylaştırır, gazı dağıtır, balgamı giderir.
HİYARŞENBE: Mushil olarak kullanılmaktadır. Bileşiminde antrekion türevi vardır.
KAKULE: Lezzet verici , gaz söktürücü, iştah açıcı olarak kullanılır.
KARABİBER: Öksürük kesici, uyarıcı ve baharat olarak kullanılmaktadır.
KARANFİL: Ağız kokusu giderici, diş çürüklerinde ve ağrılarında kullanılır. Bileşimindeki karanfil esansı antiseptik ve ağrı gidericidir.
KEBABE: İdrar ve solunum yolları antiseptiği olarak kullanılır.
KİMYON: Baharat, gaz söktürücü, iştah açıcı ve terletici olarak kullanılır.
Mesir macunun asıl kullanımında bulunan baharat çeşitlerinin bir kısmının doğa da artık bulunmuyor olması nedeni ile mevcut baharatlar ile bu işlem yürütülmektedir. İşte kullanılan diğer baharat çeşitleri;
Yenibahar, Zencefil, Galanya, Krem tartar, Kişniş, Havlıcan, Anason, Sakız, Safran, Tarçın, Udülkahr, Hardal, Misrafi, İksir, Meyan Kökü, Kalemi barit, Tiryak, Sarı helile, Kara helile, Raziyane, Zerdecub

MESİR MACUNUNUN TIBBİ DEĞERİ
Yukarıda bazılarını saydığımız bazı bitkilerin farmakolojik özellikleri göz önünde bulundurularak macunu iştah açıcı, gaz giderici, barsak paristalizmi arttırıcı, idrar yaptırıcı, uyarıcı ve afrodizyak etkileri taşır. Eski hekimlerin düşüncelerine göre insanların kışın kuru gıda aldıklarından kanları koyulaşır, pislenir, iç organları çalışma düzenini kaybeder. Bu nedenle insanların sıvı dengesini ayarlamak gerekir. İlkbaharda yeşil, taze bol gıda ortaya çıkınca o devrin insanları kan aldırmak, lavmanla barsakları boşaltmak, divretiklerle bol idrar yaptırmak sureti ile vücudun dengesini kendilerine göre ayarlarlardı. Bu işe gecenin ve gündüzün eşit olduğu nevruz gününde başlamak gerekirdi. Hipokrattan beri gelen ve hekimlerce kabul edilen dört unsur teorisinin bir neticesidir.

MESİR MACUNUNUN FAYDALARI
İştah açıcı; gaz giderici, kuvvet verici, idrar yaptırıcı, yorgunluk giderici, hormonları hareket ettirici etkileri vardır. Bunların yanı sıra zehirli hayvan sokmalarına karşın bir etkisi de mevcuttur.
Halk arasındaki bazı inanışlardan alıntılar vererek yazımıza nokta koyalım.
Bu macundan kim yerse yesin o yıl boyunca hiçbir zehirli hayvan sokmaz.
Nevruz günü ağır hastalar bile yese iyi olur.
Macunu yiyen gelinlik çağındaki genç kızlar o yıl içerisinde evlenirler.
Macunu yiyen o sene boyunca bütün hastalıklardan korunur.
Çocuğu olmayanlar alırsa arzuları gerçek olacağına inanırlar.
Çocuk hastalıklarına iyi gelir.


Partager
21-09-2008, 12:56:35 Turk
Général
Utilisez ce lien si vous voulez ajouter un signet ou un lien direct vers cet article...BİNFİKİR TİYATRO OKULU 5 EKİM’DE ÇALIŞMALARINA BAŞLIYOR

BİNFİKİR TİYATRO OKULU 5 EKİM’DE ÇALIŞMALARINA BAŞLIYOR

 

BBir sosyalleşme projesi olan Binfikir oluşumu, 5 Ekim’de açılacak olan tiyatro okulu ile topluma değişik alanlarda da hizmet etmeye başlıyor. 2 perdelik müzikli danslı çocuk oyunu “Saint Nicolas, Nasrettin Hoca ve Gülmeyen Kız”  24 Mayıs’ta izleyici ile buluşacak.

 

 

 

Binfikir Tiyatro Okulu’nda çocuklara dans, 7’den 77’ye küçükler ve büyüklere ise temel oyunculuk dersleri verilecek. Tiyatro Okulu bünyesinde oluşturulan Binfikir Oyuncuları Tiyatro grubu ise “Saint Nicolas, Nasrettin Hoca ve Gülmeyen Kız” adlı 2 perdelik müzikli danslı çocuk oyunu ile sanatseverlerin karşısına çıkacak. Yazar Erdinç Utku’nun 7 yaşındaki kızı Sinem’in katkılarıyla kaleme aldığı oyunu Mesut Arslan yönetecek. Oyunun müziklerini Tanar Çatalpınar yapıyor. Oyunda yer alan çocuk dans grubunun çalışmaları ise müzisyen Sibel Dinçer tarafından yönetilecek.

 

Binfikir Tiyatro Okulu Müdiresi Neşe Şengezer Binfikir Tiyatro Okulu ile ilgili olarak şunları söyledi: “Binfikir ekibi Türklerin pasif veya aktif bir şekilde sanata  katılımı için adımlar atmaya devam ediyor. Binfikir  Oyuncuları tiyatro grubumuz sergileyeceği bir çocuk oyunuyla Anadolu’dan çıkan 2 sevimli kişiliği çocuklara eğlendirici bir şekilde tanıtacak. Saint Nicolas ve Nasrettin Hoca yüzyıllar sonra Binfikir’in sahneleyeceği çocuk oyununda sahnede buluşacaklar. Anadolu’nun çıkardığı ve çocukların kahramanı olan iki ayrı kişiliğin diyalogları sayesinde çocuklara iki ayrı din ve kültürden insanın hoşgörü felsefesi anlatılıyor. Orjinali Türkçe olan oyun Fransızca ve Flamanca üstyazılı olarak sahnelenecek. Oyunun sahnelenmesi konusunda İstanbul’dan ünlü  tiyatro yönetmeni Şahika Tekand ile işbirliği yapıyoruz. Tekand  oyunun senaryosuna danışmanlık yaptı. Ayrıca kendisiyle bir workshop düzenleyeceğiz. Çalışmalar için De Kriekelaar salonlarından birini kullanacağız. Oyunun ilk genel provası 17 Mayıs’ta ilk gösterimi de 24 Mayıs 2009 tarihinde De Kriekelaar’da yapılacak.

İzleyen tarihlerde oyunun Türklerin yoğun yaşadığı Belçika’nın çeşitli kentlerinde de(Brüksel, Anvers, Gent, Liege, Genk v.b.) sahnelenmesi düşünülüyor. Bu amaçla Türk Birlik ve Federasyonları ile işbirliği yapmayı planlıyoruz.

 

Oyunun 7-13 yaş çocuk grubuna geniş bir şekilde ulaşabilmesi için Türklerin yoğun olduğu okulların yönetimleri ile diyaloğa geçeceğiz. Ek olarak T.C Türkiye Cumhuriyeti Eğitim Müşavirliği ile de işbirliği yapacağız. Çocuk tiyatrosu alanında Belçika’da yaşayan Türk toplumunda büyük bir boşluğu dolduracağını düşündüğümüz bu çalışmaya tüm anne babaların çocuklarıyla birlikte katılmalarını bekliyoruz. Gerek oyuncu, gerek izleyici olarak anne babaların bu çalışmaya sahip çıkacağına inanıyoruz.

 

Oyunculara ilk olarak 5 Ekim’den başlayarak “Temel Oyunculuk Dersleri” verilecek. Tiyatro çalışmaları Pazar günleri saat 13.00-18.00 arası De Kriekelaar’da sürdürülecek. 13.00-15.00 saatleri arasında çocuklara dans ve müzik, 15.00-18.00 saatleri arasında ise küçük ve büyüklere oyunculuk dersleri verilecek.  2009 Brüksel Çizgi Roman yılı çerçevesinde oyunun öyküsü Belçika’da yaşayan ünlü Türk çizgi romancı Gürcan Gürsel tarafından çizgi roman yapılması düşünülüyor.  Oyundaki şarkıları Tanar Çatalpınar bestelerken, rap bölümü ile Belçika’daki genç rapçi gruplarla işbirliği yapılacak.

 

 

MESUT ARSLAN: “BU OLUŞUMUN YANINDA OLMAM GEREKİR “

Binfikir Tiyatro okulunda oyunculuk dersleri verecek ve Binfikir Oyuncuları’nın ilk oyununu yönetecek olan Tiyatro Yönetmeni Mesut Arslan ise “ Ben bu gurubun bir ucundan tutmak istiyorum çünkü:  Kaliteli şeyler olsun istiyorum, bu kalitede sanatsal ve tiyatral anlamda bir kalite” dedi. “Kendimi Belçika'da yaşayan ve tiyatro adına birşeyler yapmaya çalışan bir yönetmenden çok artık tiyatroda kendi vizyonunun içinde yürüyen biri olarak görüyorum. Kendimi sorumlu hissediyorum” diyen Arslan “Bu heyacan verici oluşumun  yanında olmam gerekir, diye düşündüm. Seyirci kalıp sadece kritik vermek daha kolay olurdu. Amacım insanlara hem tiyatroyu daha derinden anlatmak  hem de onlara tiyatroyu sevdirmek”şeklinde konuştu.
 
SİBEL DİNÇER:” KÜLTÜRLERİ BİRLEŞTİRİCİ MANEVİ DĞERLERİ ÖN PLANA ÇIKARAN BİR OYUN”

 

Oyunun dans kareografisini hazırlayıp çocuklara öğretecek olan sanatçı Sibel Dinçer, oyunla ilgili olarak çok heycanladığını belirterek şunları ifade etti: “oyunla ilgili teklif Binfikir’den gelince hiç düşünmeden hemen evet dedim. Çünkü Binfikir’le epeydir tanışıyorum ve yaptığı çalışmalara inanıyorum. Daha sonra oyun metni bana ulaştığında da oyunun kültürleri birleştirici, çocuklara farklı kültürleri tanıtan, maddi değil sevgi, dostluk, kardeşlik gibi değerleri anlatan bir oyun olması benim motivasyonumu artırdı. Ayrıca Tanar Çatalpınar, Mesut Arslan gibi sanatçılarla da birlikte çalışacak olmak beni daha da heyacalandırdı”  dedi.

 

TANAR ÇATALPINAR:”BÖYLE BİR PROJEYE İHTİYAÇ VAR”

 

Oyunun şarkı sözlerini besteleyecek olan sanatçı Tanar Çatalpınar ise proje ile ilgili görüşlerini şöyle anlattı: “Öncelikle çocuklara yönelik bir çalışma olması benim ilk olarak ilgilendiğim noktası oldu bu projenin. Belçika’da yaşayan Türkiyeli çocukların böyle bir projeye ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Diğer taraftan oyun yazarı Erdinç Utku’nun samimi tavrı benim bu oyunun şarkılarını bestelememde önemli rol aldı. Gelecek neyi gösterir bilinmez ama bu projenin başarılı olacağını düşünüyorum.”

 


Partager
21-09-2008, 12:51:21 Turk
Général
Utilisez ce lien si vous voulez ajouter un signet ou un lien direct vers cet article...Les Belges ne peuvent plus payer leurs factures d´hôpitaux

Les Belges ne peuvent plus payer leurs factures d´hôpitaux

BDe plus en plus de patients ne peuvent plus honorer leurs factures d´hôpital, indiquent vendredi les journaux du groupe Sud Presse. Les factures hospitalières en attente de paiement représenteraient la somme de 400 millions d´euros.

"Nous rencontrons de plus en plus de problèmes de paiement: pour une moyenne mensuelle de 54.640 factures, nous envoyons plus de 10.000 rappels par mois, dont 7.200 sont des premiers rappels et 3.000 sont des deuxièmes rappels", explique-t-on au CHU de Liège.

Environ 4.200 des 7.200 premiers rappels sont honorés. Sur les 3.000 seconds rappels, adressés un mois après le premiers, 1.100 patients vont en conciliation. Entre 2005 et 2008, le nombre de premiers rappels est passé, par mois, de 5.668 à plus de 7.200, soit une hausse de 27%.

A Charleroi, le constat est le même. "Nous avons entre 21 et 22% de personnes qui ne paient pas leur facture à temps. L´an passé, c´était 16%. Les frais à charge du patient ont augmenté. Pour les deux hôpitaux, nous envoyons 25.000 factures par mois", constate Michel Dumont qui s´occupe des finances du Centre Hospitalier Notre-Dame et de la clinique Reine Fabiola. Quelque 1.250 rappels ne trouveront pas de réponse et atterriront dans la case "recouvrement".

Belçikalılar hastane faturalarını ödeyemiyorlar
 
Giderek artan sayıda hasta hastane faturalarını ödeyemiyorlar. Ödenme sürecindeki hastane faturalarının tutarı 400 milyon avroya ulaştı.
 
Liège Üniversite Hastane Merkezi´nden (CHU) yapılan açıklamada "Ödeme sorunları gitgide artıyor. 54.640 avro aylık ortalama tutar için ayda 10.000 ihtar yazısı gönderiyoruz. Bunların 7.200 tanesi ilk ihtar, 3.000 tanesi ise ikinci ihtar.
 
7.200 ihtarın yaklaşık 4.200 adedi ödeme ile sonuçlanıyor. İlkinden bir ay sonra gönderilen ikinci ihtar için ise 1.100 hastadan uzlaşma talebi geliyor. 2005 ile 2008 yılları arasında, aylık birinci ihtar sayısı 5.668 den 7.200 e yükseldi. Yani % 27 lik bir artış var" denildi.
 
Charleroi´da durum aynı. Notre-Dame Hastane Merkezi ve Kraliçe Fabiola Kliniği mali sorumlusu Michel Dumont´un açıklamasına göre "Hastaların % 21-22 si faturalarını zamanında ödeyemiyorlar. Bu oran geçen yıl % 16 idi. Müşteri yükümlülüğündeki masraflar arttı. İki hastane için ayda 25.000 fatura gönderiyoruz. İhtarlarımızdan 1.250 sine yanıt gelmiyor ve yasal takibat başlatılıyor."


Partager
21-09-2008, 12:46:06 Turk
Page précédente
belcikahaber@yahoo.fr

Cliquez sur le bouton ci-dessous pour m'envoyer un e-mail.

Texte
Texte
BELÇIKALI TÜRK ÜNIVERSITELI GENÇLERIN SITELERI:
belcikahaber@yahoo.fr

Cliquez sur le bouton ci-dessous pour m'envoyer un e-mail.

Archive

65 Ülkedeki 350 adet Gazeteyi Okuma Keyfine Siz de eriţin

Hürriyet
Hurriyet
Zaman
Zaman
Milliyet
Milliyet
Radikal
Radikal
BUGÜN
Bugün
Türkiye
Türkiye
VATAN
VATAN
Yeni Ţafak
Yeni Ţafak
SABAH
SABAH
Sitene Ekle